Üniversite öğrencisinin kariyer planlama rehberi — Bilmeniz gereken neredeyse her şey!

Başarılı bir kariyer planlaması ve tatmin edici bir hayat için keşke daha üniversite birinci sınıftayken öğrenmiş olsaydım dediğim her şey.

Ayşegül Ağur
9 min readAug 30, 2023

Üniversite, hayatınızın yepyeni bir evresi. Bu süreçte kendinizi keşfetmek, yetenek ve ilgi alanlarınızı bulmak, iş hayatının rekabetçi dünyasına hazırlanmak, ezber bozan, sıradışı bireyler olmanız ve liderlik becerilerinizi geliştirebilmeniz için; keşke üniversite hayatımın ilk senesinde öğrenebilseymişim dediğim her şeyi bir yazıda toplamaya karar verdim. Ben üniversite de neler mi yaptım? Birinci sınıftan itibaren saygın kurumların düzenlemiş olduğu ve/veya desteklediği ulusal ve uluslararası onlarca proje ve gönüllülük, Google vb. şirketlerde yönetici olarak yer alan kariyer koçları ve mentörlerle yaptığım çalışmalar; ülkenin en yüksek yargı organından, start-up ve diğer butik kuruluşlara varıncaya kadar gerçekleştirdiğim çeşitli stajlar dahil pek çok farklı katmandaki deneyim ile çeşitli bilgi ve tecrübeler edindim. Benim de içinde yer aldığım programlarda benimsenen fırsat eşitliği misyonuna inandığım için bu bilgileri paylaşarak da çoğaltmayı arzu ediliyorum. Daha önce bu konularda bir Youtube videosu hazırlamış idim, bu yazıyı onun tamamlayıcı parçası olarak da değerlendirebilirsiniz.

Küçük bir şehirde doğup hiçbir yönlendiricisi olmadan kendi yolunu çizmek, sınırları aşmak isteyen bir kız çocuğu olarak, bu yazıyla sizin benim yaptığım gibi Amerika’yı yeniden keşfetmek zorunda kalmamanızı umut ediyorum. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum ancak başlamadan sadece küçük bir ricam var, bu yazıyı lütfen çevrenizdeki insanlarla da paylaşın. Bilgiyi kendinize saklamadığınızda size daha ne kadar çok yeni bilgi geldiğini gördüğünüzde şaşırıp kalacaksınız.

— Hikaye şöyle başlıyor; İngilizce öğrenmek. İşte bütün mesele bu!

Elbette, ilk öneri olarak İngilizce’yi atlamak düşünülemezdi bile. Ben İngilizce’yi gerçek anlamda ODTÜ hazırlık eğitiminde öğrendiğim için bireysel düzeyde nasıl öğrenilir bu konunun uzmanı olmadığımdan şu yazıya göz atabilirsiniz. Eğer kendinizi temel düzeyde geliştirdiyseniz ve bundan sonra dışarıdan destek almak istiyorsanız Boğaziçi Üniversitesi gibi pek çok üniversite online veya yüz yüze seçenekleri ile kurslar düzenliyor, ne olduğu tam olarak belirli olamayan özel kurslar yerine bunları tercih etmek bana çok daha mantıklı geliyor. Bunun dışında speaking pratiği yapmak için çeşitli mobil uygulamalar olduğunu belirtmek isterim. Bu uygulamalar biraz amacından sapıp dating applere benzeyebildiği için ben doğrudan isim önermekten kaçınıyorum, siz araştırabilirsiniz arzu ederseniz.

— Deneyimden öğrenmek

Stajlar, gönüllülük, öğrenci kulüpleri, kariyer ve liderlik programları…

İşin belki de en önemli aşaması deneyim kazanmaktır ama burada deneyim derken klasik iş deneyiminden değil de felsefi anlamı ile daha geniş bir yorumdan bahsediyorum. Benim için pek çok deneyim, değiştiren/dönüştüren bir domino taşı etkisi olmuştur hayatımda. Stajlar, gönüllülük, öğrenci kulüpleri, kariyer ve liderlik programları… Bunların hepsini bir deneyim olarak değerlendirebilirsiniz. Deneyim kazanırken çok fazla bilgi ve deneyim geliştiriyorsunuz, kendi güçlü özelliklerinizin, gelişim yanlarınızın farkına varıyorsunuz, yeni yetenekler edinip, ilham alabileceğiniz, ömür boyu devam edebilecek sizin gibi topluluğun aktif birer parçası insanlarla tanışabiliyorsunuz. Örneğin ben üniversite dönemimde ÇAÇAv Gençlik İstanbul Ağı’nın kurucu üyelerinden biri oldum ve genel koordinatörlüğü görevini üstlendim. ÇAÇAv sayesinde içerik üretme konusunda hem yetenekli olduğumu keşfettim hem de kendimi daha da fazla geliştirmeye başladım bu konuda. Toplantılarımızı modere etmek pek çok soft yetenek geliştirmeme aracılık etti. Bu topluluğu temsilen pek çok eğitim vb. katılma şansı yakaladım, bu eğitimleri şehirler arası düzenlenen proje ve toplantılar takip etti. Bu projelerden de çok fazla şey öğrenip pek çok ilham verici insanla tanıştım. BM eski Strateji ve Planlama Direktörü Eva hanım ile 12–13 kişilik bir toplantıda öğle yemeği yerken tam olarak bu konu üzerine düşünüyordum.

Üniversite hayatım pandemiye denk geldiği için yurtdışı imkanlarından ben ne yazıkki yararlanamadım. Ancak pek çok insan yaz dönemlerinde yurtdışı stajları gerçekleştirme şansı yakalıyorlar, Ivy League gibi prestijli okullarda dahi araştırma stajlarına katılan pek çok öğrenciye denk geliyorum. Üstelik Erasmus+ staj hareketliliği kapsamında stajınızı gerçekleştirirken bir hibe de alabiliyorsunuz. İyi de bu stajları, kariyer programlarını vs nereden öğrenceğim derseniz, işte buyrun:

Türkiye’deki kurumların programları

Yurtdışındaki bazı kurumların programları

BM Kuruluşlarında Staj ve Gönüllülük İlanları Bulabileceğiniz Siteler

TBMM, Anayasa Mahkemesi gibi kurumlarda staj yapmak

  • Hukuk, siyaset bilimi vb. öğrencilerine yönelik TBMM staj imkanını araştırabilirsiniz.
  • Hukukçu iseniz Anayasa Mahkemesi’inin düzenlediği staj programlarına, eğer okulunuzun imzaladığı bir protekol varsa Danıştay vb. kurumlarda stajlar gerçekleştirebilirsiniz.
  • Ayrıca Dış İşleri Bakanlığı vb. kurumların da staj imkanları oluyor bildiğim kadarıyla araştırabilirsiniz bu konuları da.

Gönüllülük

  • Gönüllülük yapabileceğiniz çeşitli kurumlar hakkında emek verilmiş güzel bir yazı bırakıyorum.

— Bir Bilenden Öğrenmek

Networking, Linkedin, bir mailin/mesajın gücü ve diğer araçlar

Herkes networking kurmanın öneminden bahsediyor ama kendi kendimize sıfırdan nasıl network oluşturacağız? Aslında yöntem bence çok basit. Ben, katıldığım eğitimlerde yer alan eğitmenleri vs. sosyal medya hesabından takip ederek başladım. Eğer az kişisen oluşan bir grupsak onların paylaşımlarını beğenip yorum yaparak kendimi aralıklarla hatırlatarak beni unutmamalarını sağlamaya çalıştım. Bir konferans vb.’ye katılmışsam ise en azından o kişilerin çalışmalarından haberdar olmaya devam ettim böylelikle. Sonra projelerde vs yer almaya başladıkça benim gibi diğer katılımcılarla mümkün olduğunca çok iletişim kurmaya çalıştım, bunlardan bazıları uzun dönem arkadaşlıklara/dostluklara bile dönüştü, bu insanlardan çok fazla şey öğrendim. Sosyal medyada kaliteli içerikler üretmeye çalışarak, katıldığım nitelikli işleri paylaşarak kişisel markamı yansıttım. (Kişisel marka konseptine de aşağıda değiniyor olacağız.) Çalışmalarını beğendiğim insanlara Linkedin’den veya mailden yazıp tanışmak istediğimi söyledim, bir konuda fikirlerini sordum. Pek çok deneyimli insan tecrübelerini aktarabilecekleri bizim gibi tutkulu ve hevesli gençlerle biraraya gelmeyi çok arzu ediyor zaten. Onlar sadece sizin bir mesaj atmanızı bekliyorlar, çekinmeyin atın! Attığınız hiçbir mesajdan pişman olmayacaksınız ama atmadıklarınızın pişman olmama garantisi var mı? Bunun dışında iş/staj başvurusu vs yaptığınızda yetkili kişilere Linkedin mesajı atmak bile bazen her şeyi değiştirebiliyor.

— Mesafeleri aşmak: Online araçlar

Evinizin konforunda Harvard Üniversitesi!

Küçük bir şehirde yaşıyorsanız ve imkansızlıklara değil de imkanlara odaklanmanız gerekir. Online staj ve gönüllülük yapabilir, Coursera, edx gibi platfromlardan dünyanın en iyi üniversitelerinden eğitimlere katılıp sertifika alabilirsiniz. Eğitimler ücretsiz olsa da sertfikalar için normalde bir ödeme yapmanız gerekiyor ancak “finansal aid” seçeneği ile Courserada ücretsiz, edx platformunda ise %90 gibi bir indirim elde edebilirsiniz.

Online eğitim platformları

Online Gönüllülük yapabileceğiniz bazı STK’lar

  • Çocuk hakları: ÇAÇAv Gençlik Ağı ( ♥ İki kilometre taşımdan biri ♥)
  • Sağlık: Sağlık Hakkı Derneği
  • Eğitim — Teknoloji: Habitat Derneği

— İyi de nasıl? : Haberdar olma araçları

Bana en çok gelen sorulardan bazıları nasıl bu kadar şeyden haberdar olabiliyorsun oluyor.

İşte duyuruları takip edebileceğiniz bazı kaynaklar:

  • AB İlan sosyal medya hesapları
  • Ulusal Ajans sosyal medya hesapları

Uluslarası proje ve staj duyuruları için alternatif öneriler:

Sosyal medyada takip etmek için diğer önerilerim:

Akademik Kariyer - Yurdışı Tecrübeleri

Girişimcilik — Motivasyon vd.

Diğer

Kendi hesabımı da “Diğer” bölümüne ekleyebilirim belki:

— Kişisel markalaşma

Kişisel marka nedir, içerik üretimi, hikaye anlatımı nedir, kanca yöntemi ve dahası

Kişisel marka konseptini iyice araştırın. Diğer insanların hafızalarında nasıl yer ediniyorum ve yer edinmek istiyorum? Yaptığınız her şey sizin bir “paketiniz” nam-ı diğer “kişisel markanız”. Eylemlerinize bu gözle bakmayı alışkanlık edinin. Sosyal medya kullanmanın ben de çok büyük bir hayranı olmasam da muhakkak kendi isminizle, profesyonel görünen bir fotoğraf ile birkaç hesap açın (mutlaka bir Linkedin hesabınız olsun, mümkün olduğunca aktif kullanın, Linkedin kendi başına ayrı bir blog konusunu bile hak ediyor), içerikler üretin. Hikaye anlatıcılığı nedir, kanca yöntemi ne anlama gelir bu gibi konseptler üzerinde çalışın. Bunlar adeta bir proje yöneticisi bakış açısı gibi hayatınızın her alanında kullanmaya başlayacağınız birer efekt halini alıyor. “Asansör konuşması” yöntemine göre kendinizi nasıl tanıtırsınız bunları pratik edinin. Psikoloji, ikna, satış vb.’yi konu edinen kitaplar okuyup, podcastler dinleyin. Sizdeki değişimi fark etmeye başlayacaksınız!

— Kariyer odaklı üniversite öğrencisinin el çantası

Özgeçmiş hazırlamak, motivasyon mektupları, mülakat hazırlığı…

Özgeçmiş

Özgeçmiş nasıl hazırlanır vs zaten internette pek çok kaynak var ve bu yüzden en başından detaylı bir anlatım yapmak istemiyorum ancak yinede benim de geçmişte yaptığım ve pek çok insanın da yaptığına şahit olduğum birkaç noktaya değinmekte yarar görüyorum. Şöyle ki;

Özgeçmişte deneyim kısmını yazarken sadece kurum ve pozisyonu yazıp geçmeyin sakın. O rol ile hangi görevleri üstlendiniz, bu pozisyonda neler başardınız, kuruma ne gibi artılar sağladınız, siz ne öğrendiniz vs birkaç cümle ile vurucu açıklamalar eklemeye çalışın muhakkak. Bir özgeçmiş gördüğümde benim baktığım ilk şey özgeçmişin ait olduğu insana ait bir koku taşıyıp taşımadığı oluyor. Bununla neyi kast ediyorum? Yanlış hazırlanan bir özgeçmiş random internetten bulunan şeyleri kopyala yapıştır yapmış gibi -böyle olmasa bile- görünebilir, aradaki fark anlaşılmazdır. Bu sorunun önüne geçmek için detay verip bir hikaye yaratmanız gerekebilir. Pozisyonlar için açıklama eklemek bir adım ama peki ya başka? Örneğin “ilgi alanları” kısmına kitap okumak, sinema vs. yazarsanız sizin hakkınızda hiçbir fikir vermezler, oraya öylesine yazılmış bir şey olup olmadığını anlamak imkansızdır. Bunun yerine X, Y ve Z konuları (Sürdürülebilirlik vs gibi temel ilgi alanlarından bahsediyorum) ardından gerçek hobileriniz: tenis oynamak, İskandinav sineması, sanat tarihi vs gibi. Tabii bunları yazarken mülakatta da karşınıza gelebileceğini unutmayın ve mutlaka gerçekten ilginizi çeken şeyler yazın.

Öğrenciyken bence özgeçmiş bölümleri şöyle olabilir;

Sol bölümde: kişisel profil; hakkınızda birkaç cümlelik kısa bir giriş, bu bölümde ilgi yaratmak önemli. İletişim bilgileri; bu bölüme Linkedin adresimi de ekliyorum ben. Ardından ilgi alanları ve beceriler vs gibi bölümler eklenebilir.

Sağ bölümde; ilk olarak “Deneyim ve gönüllülük”, evet gönüllük kısmı da bu bölüme eklenebilir. Ardından “Proje ve başarılar” bu kısımda da yüzlerce, binlerce kişi arasından seçildiğini projelere vs yer verebilirsiniz, onları sadece sertifikalar kısmına yazıp geçecek değiliz elbette, açıklama kısmında yine birkaç vurucu cümle ile detaylandırılır. Son olarak da “Eğitim ve sertifikalar” olarak bir bölüm eklenebilir.

Söylemesem olmaz diyeceğim son birkaç husus ise, Türkiye’deki özgeçmişlere bence fotoğraf eklenmeli aksi belirtilmiyor ise ilanda. Bir de kimi yerlerde CV tek sayfayı geçmesin deniliyor ama ben tek sayfa özgeçmiş hazırlamadım iki sayfa kullandım hep, bence sakıncası yok.

Kapak Mektubu / Motivasyon Mektubu

Tüm özgeçmişlerinizin ön sayfasına muhakak bir kapak mektubu eklemeyi ihmal etmeyin ve bu bölümde dikkat çekici bir giriş paragrafı ile başlayıp CV’nizde anlatamayacağınız özelliklerinizi aktarmaya odaklanın.

Mülakat Hazırlığı

İnternetten araştırdığınız sorularla pratik yapabilirsiniz, kariyer programları/kariyer günlerinde vs. mülakat similasyonlarına girebilirsiniz ki eminim bunu yapan yeni bir yapay zeka vs de çıkmıştır bugünlerde, en olmadı bir arkadaşınız ile birlikte çalışabilirsiniz. Mülakatlarda sizin yeterlilikleriniz kadar — size zaten zaman ayırmaları yeterli gördükleri anlamına gelir untumayın, rahatlayın- kişiliğiniz/karakteriniz de önemlidir. Bu noktada yeri geldiğinde mizah unsuruna vs bile başvurabilirsiniz, o güven ortamının yaratıldığını görüyorsanız. Karakterinizi yansıtmaktan çekinmeyin!

— Üniversite sonrası yurtdışına çıkmak

Master ve doktora burs programları, iş için gitmek…

Yurtdışında akademik kariyer yapma hayaliniz varsa ancak ekonomik olarak bunu karşılayamayacağınızı düşünüyorsanız İtalya’daki ve Almanya’daki okulları ve devlet burslarını araştırabilirsiniz. Diğer bir seçenek burs programları; Fulbright, Jean Monnet… Araştırdığınızda bu bursları almanın o kadar da zor olmadığını göreceksiniz, kendinize güvenin! Bunun dışında bütünleşik doktora programları sayesinde akademik kariyer yaparken üniversitede araştırma görevlisi olarak çalışıp maaş alabilirsiniz. Son olarak eğer top okullara başvurmak istiyorsanız, bu okulların akademik ve iş hayatı tecrübesine bir arada görmeyi arzuladıklarını okudum ben hep, bu durumu not etmek de yarar var.

Yurtdışında çalışan insanlar genelde ya orada akademik bir eğitim almış kişiler oluyor ya da Türkiye’de gerçekten belirli bir süre iyi deneyim kazanmış kişiler... İş için gitmek istiyorsanız aklınızda bu iki durumu tutmak da yarar var.

— Bonus

Google’ın hayata geçirdiği IamRemarkable atölyerine katılmanızı şiddetle tavsiye ediyorum. KAGİDER — Kadın Girişimciler Derneği bu atölyeleri ücretsiz bir şekilde düzenliyor sürekli olarak bildiğim kadarıyla. Resmi mail adresine mail atarak detayları öğrenebilirsiniz. Atölye hakkında çok fazla detay verip süprizi kaçırmak istemiyorum ama kişisel başarı-imposter sendromu-kendinizi anlatabilmek-başarıları konuşabilmek gibi konular üzerinde gerçekten dönüştürücü bir deneyim vaadediyor.

— Bitirirken

Umarım keyifle okumuşsunuzdur. Beş — altı yılda öğrendiğiniz her şeyi bir yazıya sığdırmaya çalışmak gerçekten çok zordu. Temel tüm esaslara değinmeye gayret ettim sadece, daha fazlasını yapamadım ama siz bunları hayatınıza yerleştirmeye başladıkça çok daha fazlasını öğrenmeye başlayacaksınız zaten. Bu sayılan tüm husular birbirini bir puzzle’ın parçası gibi tamamlayacaklar inanın bana. Örneğin, bir duyuru sitesinde görüp başvurup kabul aldığım bir eğitim sonrasında Linkedin’den bu eğitim hakkında detaylı bir yazı hazırlayıp deneyimimi paylaşmıştım ve tabii ki eğitmenleri de etiketlemiştim. Eğitmenlerden birinin bu yazı çok hoşuna gitmiş ve düzenleyen kurumla bile paylaşmış. Sonraki günlerde ben Anayasa Mahkemesi stajım için Ankara’ya gideceğimi paylaştığım zaman bu eğitmen müsait olursam kahve içmek için ofisine davet etti, ki kendisi benim çalışmak istediğim alanda adeta bir idol sayılabilecek biriydi. Görüşmemizde sohbet ederken kendisine çalışmalarımdan bahsedip tavsiyeler istedim. Çalışmalarım karşımdaki kişinin ilgisini çekti ve bana iş teklifinde bulundu. İstanbul’da olsa idik dünyalar benim olabilecekken, çeşitli nedenlerle teklifi kabul etmem mümkün değildi ama en azından bu hikayenin size ilham olabileceğine inanıyorum.

-Hayattaki en büyük korkun ne?
+Gerçekleştirilmemiş potansiyeller.

Kendimizin en iyi versiyonu olmaya var mısınız?!

Bir sorunuz olursa, bir konuda farklı bir bakış açısına ihtiyaç duyarsanız benimle iletişime geçmekten çekinmeyin lütfen.

Bana ulaşabileceğiniz kanallar;
Linkedin
Instagram
Youtube
Mail

AYŞEGÜL AĞUR

--

--